27 Şubat 2026

2025 itibarıyla küresel risk sermayesi ekosistemi yeniden ivme kazanmıştı. Yılın ilk çeyreğinde global VC yatırımları 126 milyar dolara ulaşırken, ikinci çeyrekte bu rakam 101 milyar dolar seviyesine geriledi. Bu dalgalanma, yatırım iştahının azaldığından çok sermayenin daha seçici, daha stratejik ve daha küresel düşündüğüne işaret ediyor. Tam da bu noktada Türk girişimleri için önemli bir kırılma anındayız. Çünkü artık mesele yalnızca “yatırım almak” değil; doğru pazara, doğru zamanda, doğru yatırımcıyla birlikte ölçeklenebilmek.
Bu yazıda, küresel yatırım dinamiklerini ve Fund Coop portföyünden çıkan içgörüleri merkeze alarak, Türk girişimlerinin yurt dışına açılım yolculuğuna yatırımcı ve girişimci perspektifinden bütünsel bir bakış sunuyoruz.
Küresel Yatırım Nereye Gidiyor?
Dünya startup ekonomisi bugün trilyon dolarlık bir büyüklüğe ulaşmış durumda. Silikon Vadisi, New York ve Londra gibi merkezler hala sermayenin kalbinin attığı yerler. Ancak asıl dönüşüm, sermayenin tek bir coğrafyaya bağlı kalmaması.
Latin Amerika’da startup yatırım hacminin 2024’te %26 artması, gelişmekte olan pazarlara olan ilginin artık geçici değil, yapısal olduğunu gösteriyor. Global fonlar yeteneğin, çözümün ve pazar ihtiyacının olduğu her yerde var olmayı hedefliyor. Bu eğilim, Türkiye gibi güçlü mühendislik altyapısına ve genç nüfusa sahip ülkeler için önemli bir fırsat alanı yaratıyor.
Bugünün yatırımcıları sektör değil, tema odaklı düşünüyor. AI, SaaS, fintech ve climate tech gibi alanlar coğrafyadan bağımsız şekilde küresel talep görüyor. Örneğin SaaS pazarının 2032’ye kadar 1 trilyon doları aşması bekleniyor. Bu, Türk girişimleri için yalnızca ihracat değil global ürün geliştirme fırsatı anlamına geliyor. Yerel bir problemi çözerken, aynı çözümün Berlin’de, Londra’da ya da Dubai’de karşılık bulması artık bir istisna değil. Bu nedenle yurt dışına açılmak, büyüme stratejisinin “ikinci aşaması” değil iş modelinin temel bir parçası haline geliyor.
Türkiye Ekosistemi: Güçlü Bir Zemin, Daha Büyük Bir Oyun
Türkiye girişim ekosistemi son yıllarda dikkat çekici bir dinamizm sergiliyor. 2023’te 325 yatırım turunda 722 milyon dolar yatırım alındı. 2024’te işlem hacmi yaklaşık 2,6 milyar dolara ulaştı. 2025’in ilk yarısında ise küresel makro belirsizliklere paralel olarak 210 milyon dolar seviyesinde bir sermaye girişi gerçekleşti. Bu dalgalanma bir zayıflık değil aksine olgunlaşan bir ekosistemin doğal sonucu. Yerel VC’lerin erken aşamadan büyüme turlarına kadar daha aktif rol alması, Türk girişimlerinin yalnızca fon bulmasını değil, daha sağlıklı ölçeklenmesini sağlıyor. Ancak asıl fark yaratan nokta, bu girişimlerin sınır ötesi düşünmeye ne kadar erken başladığı.
Fund Coop Portföyünden Çıkan Temel Dersler
1. Küresel Ağlar Artık Bir “Opsiyon” Değil, Rekabet Avantajı
Bugün yatırımcıdan beklenen yalnızca sermaye değil. Portföy şirketlerine doğru coğrafyada doğru kapıları açabilen yatırımcılar, yurt dışı büyüme sürecini ciddi biçimde hızlandırıyor.
2. Global Değer Zincirini Anlatabilmek Kritik
Yatırımcılar artık “Türkiye’de iyi çalışıyor” cümlesiyle ikna olmuyor. Girişimin hangi küresel probleme çözüm sunduğunu, bu çözümün neden uluslararası pazarda karşılık bulacağını net bir şekilde görmek istiyor.
3. Yerel İnovasyon, Global Ölçekle Anlam Kazanıyor
SaaS, AI ve fintech gibi alanlarda faaliyet gösteren Türk girişimleri; yalnızca daha büyük fon turları kapatmıyor, aynı zamanda daha çeşitli yatırımcı profillerini de portföylerine katabiliyor.
4. Yurt Dışı Stratejisi Sonradan Yazılmaz
Ürün-pazar uyumu, regülasyonlar, dağıtım kanalları ve lokal ortaklıklar… Yurt dışına açılma, bütüncül bir yol haritası gerektirir. Bu yol haritasının, fon yapısı ve yatırımcı beklentileriyle uyumlu olması başarıyı belirleyen en önemli faktörlerden biridir.
Sonuç: Yeni Dönemin Oyunu Global Oynanıyor
Türk girişimleri artık küresel yatırımcıların radarında. Aynı şekilde VC fonları da değer yaratmayı; yalnızca finansal getiriyle değil, uluslararası ölçeklenme kapasitesiyle ölçüyor.
Bu yeni dönemde: Yatırımcılar, portföylerini global fırsatlarla birlikte düşünmeli. Girişimciler, yurt dışı pazarları erken aşamada iş planlarının merkezine koymalı. Türkiye, global inovasyon haritasında artık kenarda bekleyen bir oyuncu değil. Doğru strateji, doğru ortaklıklar ve doğru zamanlama ile küresel bir hub olma potansiyelini hızla gerçeğe dönüştürüyor.
Ve belki de en kritik soru şu: Bu dönüşümün neresinde yer alacaksınız?
Eğer siz de girişimcilik ekosisteminde şansa değil stratejiye güveniyorsan, Startupfon’un yatırımcı ağına katılabilir ve doğru girişimi birlikte seçmek için bize startupfon.com üzerinden ulaşabilirsiniz.
