Teknoloji Startupları Büyük Firmalarla Nasıl İş Birliği Kurarlar?‌
Paranın Değil Uzmanlığın Peşinde Koşun!
Türkiye'de Kadın Girişimci Olmak
Kitlesel Fonlama Modelleri 4 - Borçlanma Karşılığı Kitlesel Fonlama
Kitlesel Fonlama Modelleri 3 - Hisse Bazlı Kitlesel Fonlama
7 Adımda Kusursuz Girişim Videosu Hazırlamak

Sahaya Çıkmayana Top Gelmez

Open Network Telephone, Pinc Solutions ve şimdi de 11sight... Silikon Vadisi'nde neredeyse 40 yıla merdiven dayayan başarılı girişimci Aleks Göllü ile son girişimi olan 11sight ve girişimciliğe dair fikirleri üzerine konuştuk.

- Merhaba Aleks. 11Sight’tan önce iki startup’a daha imza attın ve hepsini başarıyla sonuçlandırdın. Bize biraz kendi hikayenden ve girişimcilik serüveninden bahseder misin?

Ben İstanbul’da Alman Lisesi’nden 83’te mezun oldum. Sonrasında elektrik mühendisliği okumak için MIT (Massachusetts Institute of Technology)’ye gittim. Ardından daha da Batı’ya giderek master’ımı Berkeley’de yaptım. Master’dan sonra biraz ayaklarım yere bassın istedim. Hem çalışma izni almak, hem para kazanmak hem de tecrübe edinmek için çalışmaya karar verdim. İlk girdiğim firma Oracle oldu. Şimdilerde 20 ila 50 bin kişinin çalıştığı Oracle’da  o zamanlar 1000 kişi bile yoktu. Ben girdikten sonra sayı giderek artmaya başladı ve ben de oradan ayrılıp daha rahat edebileceğim bir firmaya geçmeye karar verdim. Geçiş yaptığım firma bir süre sonra halka açıldı ve o vesileyle bende girişimcilik ruhu doğdu.

- İlk girişiminiz olan Open Network Telephone’u böyle mi kurmaya karar verdiniz?

Bu daha çok bilişsel bir zemine hazırlık oldu aslında. Çünkü önce doktoramı bitirmek istiyordum. Bu yüzden o işi de bırakıp üniversiteye döndüm. O süreçte üniversitede doktora yapan birkaç arkadaşımla birlikte “kendi girişimimizi kuracağız” fikrini tamamen benimsedik. O zamanlar bir girişime yatırım alabilmek için prototip ürüne sahip olmak gerekmiyordu. Nitekim Farokh Eskafi, ben ve diğer bir arkadaşımızla birlikte 4 sayfalık bir “business plan” ile 3 milyon dolarlık bir yatırım aldık ve ilk firmamızı kurduk. Firmanın adı Open Telephone Network idi. 1998 senesinden bahsediyorum, o zamanlar netscape, sms, internet bağlantısı henüz yeni kavramlar. Biz de internet üzerinden bize bağlanan insanlara ilgi alanlarına göre SMS atıyorduk. Futbol maçlarındaki golleri, hava durumu raporlarını, günlük burç yorumlarını vs...  Zamanla firmayı büyüttük ve 2003’te bize rakip olan başka bir firmaya sattık. Başarılı bir sonuca ulaştık. Sonrasında Farokh’la ayrı yönlere gittik ancak ikimiz de RFID üzerine kafa yorduğumuzdan tekrar bir araya gelerek yazılım üzerine olan ikinci girişimimizi kurduk. Şu an o girişimin firması “Pinc Solutions” 14 yaşında ve hala hayatına devam ediyor. Ben de yönetim kurulunda görev alıyorum. Rahat battı da diyebilirsiniz (Gülüşmeler). Ancak ikinci girişimimiz bizim kontrolümüze muhtaç olmaktan çıkıp büyük bir firma olduktan sonra Farokh’la yeniden bir araya gelip üçüncü Bir girişimimizi kurmaya karar verdik ve 11sight böyle ortaya çıktı.

- Peki 11sight hangi ihtiyaç ve fikirden doğdu?

Biliyorsunuz artık herkesin elinde bir cep telefonu var. Dolayısıyla bir mikrofon ve kamera da var. Biz arkadaşlarımızla Skype ya da başka programlar aracılığıyla görüntülü olarak konuşabiliyoruz. Zamanla Whatsapp da bu özelliği sağladı. Bireysel alanda buna alışmış vaziyetteyiz. 15 sene geriye gidersek biz Yahoo Instant Messenger ve muadili birkaç platform aracılığıyla mesajlaşıyorduk. Ancak farkettik ki kurumsal bir firmayla iletişim kurmak istediğinizde mesajlaşmak yeterli olmuyor. Örneğin evde internetim ile ilgili bir sorun yaşıyorum, müşteri hizmetlerini arıyorum, yetkili “Modemde mavi bir ışık var yanıyor sönüyor mu, aralıklı mı sık mı” diye soruyor. Halbuki görüntülü iletişim kursak ve ben bunu gösterebilsem konu çözülecek.  Ya da mesela bir yerde kiralık daire tutmak istiyorum. Bulunduğum yere 3 saat mesafede bi r yer, belki yer değiştiriyorum, şehir dışındayım. Birisi daireyi gösterse tutacağım ama görmeden emin olamıyorum. Firma yetkilisine de başka uygulamalardan görüntülü görüşme yapabilmek için ID bilgilerimi vermem, veya böyle bir talepte bulunmam söz konusu değil. Söz konusu olsa bile sağlıklı değil. Neticede böyle çeşitli alanlara ait kurumsal iletişim eksiklikleri gördük ve buna dair bir çözüm getirirsek birçok şekilde bunu piyasaya sürebiliriz diye düşündük. Tam o sıralar Web RTC diye bir standart oluşmaya başlamıştı. (Web RTC: Chrome veya firefox gibi bir browser’dan, bir aletin kamerasını ve sesini kontrol edebilme hizmeti sağlayan arayüz). Fikrimizi bu teknolojiye entegre ederek müşterinin direkt web sitesini ziyaret edip, yalnızca tek bir tıklama ile, hiçbir şey indirmeden ve veri paylaşımı yapmadan görüntülü görüşme yapabilmesi sağlayan 11sight’ı meydana getirdik. Şu an bir dükkana girseniz size ilk sorduğu adınız, kredi kartınız gibi şeyler olmuyor. “Hoşgeldiniz, size nasıl yardımcı olabiliriz?” diye sizi karşılıyorlar. İşte 11sight, tek bir buton ile sizin dükkana girebilmenizi sağlıyor. Sonrasında firmalarla konuştuk ve kendimize ilk satışı yapabileceğimiz bir dikey seçtik. Bu da Amerika’da bulunan araba satış firmaları oldu. 

-Ercan Gümüş’le nasıl tanıştınız?

Biz ilk iki firmamızı yatım sonrası işe Amerikan mühendisleri alarak oluşturduk. Farokh’la bu bizim üçüncü firmamız ve artık birçok insan tanıyoruz. Bu sefer firmayı daha enternasyonal yönde geliştirmek istedik. Daha evvel bizle çalışmış bir Kazak arkadaşımız vardı. Onun vasıtasıyla Kazakistan’da bulunan başka bir mühendisi işe aldık. Daha evvel çalışmış olduğum Brezilyalı bir arkadaşım bizim logomuzu tasarladı. Böyle böyle bir firmayı daha geniş bir taban üzerine kurmaya başladık. O aralar çocukluk arkadaşım, Özyeğin Üniversitesi öğretim görevlilerinden Murat Özbilen’le sohbet ederken  “Benim talebelerden biriyle firma kuruyoruz, bize yardım eder misin?” dedi.  Ben de “Tabii” dedim. O vesileyle Ercan’la tanıştık ve sonrasında firmamıza dahil ettik. Kendisi şu an bizim kurucu üyelerimizden. Aynı zamanda Türkiye’deki bütün işleyiş ve satış işlerimizi de idare ediyor. 

- Firmanızı enternasyonel bir tabana yayma fikrinden söz ettiniz. Sizi bu amaca taşıyan neydi?

Dünya artık gittikçe küçülüyor. Günlük hayatta yaşanan sorunlar dünyanın her yerinde aşağı yukarı aynı. Getirilebilecek çözümler de öyle. Bundan birkaç sene önce biz Websummit’e gitmiştik. Orada Malezya’dan, İran’dan, Meksika’dan gelmiş birçok farklı girişimcinin aynı startup fikrini anlattığını gördük. İşte “Evde yemek yapan bir ev kadını veya adam evinden yemeği dağıtıp satabilmeli. Ben bunu sağlayan bir startup yapacağım.” Bu problem Meksika’da da, Amerika’da da, Türkiye’de de Malezya’da da, İran’da da geçerli. Bunu görünce “Biz bu ürünü yaparsak bütün dünyaya satabiliriz” dedik. Nitekim şu anda bizim Hindistan’da da müşterimiz var.

- 11sight Hindistan’da hangi ihtiyaca çözüm üretiyor?

Orada hükümet uzakta olan köylere elektronik servis götürmek istiyor. Bunun için de internet cafe misali ofisler açıyorlar. Köylü yerine göre ineğini, köpeğini oraya götürüyor. 11sight’ı kullanarak veteriner ile görüntülü görüşme yapıyor ve tavsiyeler alıyorlar.

 - Peki 11sight’ın güncel durumu ve gelecek planlarından bahseder misiniz biraz?

Ürünümüzü ilk kez geçtiğimiz yılın Mayıs ayında satmaya başladık. Şu an Türkiye’de Tofaş’la bir pilot çalışma içindeyiz. Garanti Koza’yla çalışıyoruz. Bunun dışında direkt bizden ürün satın alan çok sayıda müşterimiz var. Müşteri portföyümüz orta ve büyük ölçekli firmalardan oluşuyor. Şu anda TEB ile görüşme halindeyiz. 2018 hedefimiz ise yarım milyon dolarlık ciroya ulaşmak. Sonrasında ise Dünya’nın pek çok ülkesine açılarak 5-6 sene içerisinde 100 milyon dolar ciro bandına ulaşmayı hedefliyoruz.

- Bir yandan buralı, bir yandan da dışarıdan bakan bir göz olarak Türkiye’deki girişimcilik dünyasına dair izlenimleriniz neler oldu?

Girişimcilik ruhu Türkiye’de hep vardı ama son yıllarda aktif olarak devreye girmiş durumda. Silikon Vadisi’nde ise 1950’lerde başlamıştı. Orada oturmuş, belirli bir kültür var. İlk firmamızı kurduğumuz 97-98 yıllarında, biz henüz işi hiç bilmezken, etrafta herkesin yaptığı belirli bir kültür belirli bir iş biçimi vardı. Düşünün bir nehirdesiniz, nehir akıyor, üstünde tahta parçaları var. Biz de o tahta parçalarından birinin üstüne atladık ve yola koyulduk. Böyle böyle öğrendik. Türkiye’de de bu zamanla oluşuyor artık. Buraya gelmemizin sebeplerinden biri de, Türkiye’deki mühendislerin hem çok yetenekli olmaları hem de kur farkından kaynaklı maliyetlerinin düşük olması. 

- Kitlesel fonlama hakkındaki fikirleriniz nelerdir?

Biz ilk iki startup’ımızı melek yatırımcılardan 3 ila 5 milyon aralığında yatırımlar alarak gerçekleştirdik. 11sight’ı ise bu miktarların çok altında bir yatırım ile başlattık. Kitlesel fonlamanın girişimciler için büyük faydaları var. Ancak kitlenin direkt olarak hayatına dokunmayan girişimler için beklenen başarıyı sağlamak güç olabilir. Örneğin bizim gerçekleştirdİğimiz bir önceki girişim olan tır ve dorselerin nakliyatına dair çözümün ihtiyacını kitlelere anlatmak kolay olmayabilir. Evet bu girişim markete gittiğiniz zaman rafta görmek istediğiniz ürünü bulabilmeniz adına çok önemli bir çözüm üretiyor ancak kitlenin bundan hiçbir zaman haberi olmuyor. Yani günlük hayatta görmediğiniz, dokunmadığınız bir çözüm. Fakat 11sight için aynı durum geçerli değil.  Neredeyse hemen her insan araba galerisi veya emlakçıdaki satış temsilcisiyle almak istediği bir ürün üzerine görüşme yapmıştır. Bunu herhangi bir uygulama indirmeden veya veri paylaşımı yapmadan görüntülü olarak gerçekleştirebilmek, kitlelerin hayatına pratik ve kolay benimseyebilecekleri bir çözüm sunuyor. Onların hayatına dokunmuş, direkt bir çözüm üretmiş oluyorsunuz. Böyle bir proje için kitlelerin desteğini toplamak haliyle çok daha kolay oluyor. Yani kitlesel fonlamanın verimli bir yatırım modeli olduğunu, ancak kitlenin kolay anlayıp kullanabileceği girişimler için çok daha işlevsel olduğunu düşünüyorum.

- StartupFon’da yer almanın size ve projenize ne gibi katkıları oldu?

Yalnızca bizim için değil, tüm girişimciler için nitelikli yatırımcı bulmak ve onlara ulaşmak oldukça vakit ve emek isteyen bir uğraş. Hele ki bir de 3-4 kişi olarak başladığınız bir start-up’ta, herkesin her işi üstlendiği başlangıç sürecinde bu çok daha zorlayıcı bir durum haline geliyor. Biliyorsunuz bir bireysel melek yatırımcılar var bir de bir yatırımcı grubu olarak hareket eden veya kuruma bağlı yatırımcılar var. Özellikle birden fazla yatırımcının yer aldığı kurumsal veya bağımsız yatırımcı grupları, yatırım için belirli altyapı araştırmaları yapıyorlar. Bu açıdan bakınca StartupFon gibi güvenilir bir yatırım ağında yer almak adımızı duyurabilmek, ürettiğimiz işin hitap ettiği alanla ilgilenen yatırımcılara ulaşabilmek adına bizim için çok faydalı oldu. Çok daha az enerji harcayarak büyük mesafe katettik ve çok daha fazla insana ulaştık.

- 11Sight ile birlikte şimdiye dek 3 girişimin altına imza attınız ve şimdi dönüp geriye bakınca hepsinde başarıyı yakaladığınız görülüyor. Başarılı bir girişimci olarak genç girişimcilere ne tavsiyelerde bulunmak istersiniz?

Az startup yapınca daha kolay oluyor (Gülüşmeler) Bu işin sırrı sabır. Öncelikle sabırlı olmayı bilmek gerek. Girişimciler için büyük heyecanlarla bir işe atılmaktansa, kişisel donanım ve alan araştırmasının öncelikli olması gerektiğini düşünüyorum. Önce güzel bir eğitim alın. Ardından iyi bir firmada çalışın, ayağınız yere bassın. Unutmayın ki girişimci olmak istiyorsanız bunu herhangi bir yaşta yapabilirsiniz. 11sight’ı kurduğumuz zaman ortağımla ben 50 yaşın üzerindeydik ve rahatlıkla başlatabildik. İlk girişimimizi başlattığımızda da 30’lu yaşlarımızdaydık. Ortağımın da benim de doktoramız vardı, üniversitede ve büyük firmalarda çalışmıştık. Bir köşede arkadaşınızla oturup tahtaya fikirler karalayarak çözmeye değer bir problem bulabilme olasılığınız çok düşük. Sahada çıkmayana top gelmez. Önce sahaya çıkın, etrafınızdaki durumu görün, yaşayın, sonra top illa önünüze gelecektir.

Paylaş:

Bunlar da İlginizi Çekebilir:

Artık Bizim de Jargonumuz Var!

Devamını Oku

Kitlesel Fonlama Modelleri 1 - Ödül Bazlı Kitlesel Fonlama

Devamını Oku